1 / 79

UNESCO’NUN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI SÖZLEŞMESİ VE KIRKPINAR YAĞLI GÜREŞLERİ

UNESCO’NUN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI SÖZLEŞMESİ VE KIRKPINAR YAĞLI GÜREŞLERİ . Prof. Dr. Öcal OĞUZ. UNESCO’YU KURAN TÜRKİYE. 1942 Yılında Avrupa Eğitim Bakanları İngiltere’de “Eğitim Sistemini Yeniden Kurmak” konulu bir konferans düzenledi.

morty
Download Presentation

UNESCO’NUN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI SÖZLEŞMESİ VE KIRKPINAR YAĞLI GÜREŞLERİ

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. UNESCO’NUN SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI SÖZLEŞMESİ VE KIRKPINAR YAĞLI GÜREŞLERİ Prof. Dr. Öcal OĞUZ

  2. UNESCO’YU KURAN TÜRKİYE • 1942 Yılında Avrupa Eğitim Bakanları İngiltere’de “Eğitim Sistemini Yeniden Kurmak” konulu bir konferans düzenledi. • 16 Kasım 1945- 1942 Konferansı temelinde bir BM kurumlaşması için Londra’da yeni bir konferans düzenlendi. UNESCO’nun kuruluş sözleşmesini aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 37 devlet imzaladı. • Sözleşme Türkiye dahil 20 devletin kabul etmesiyle 1946 yılında yürürlüğe girdi ve böylece UNESCO kurulmuş oldu.

  3. UNESCO’NUN DİLİ VE ÜYE SAYISI • Kısa adı UNESCO olan ve Genel Merkezi Paris’te bulunan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, 193 devletin üyesi olduğu bir kurumdur. Genel Konferans ve Genel Kurullarını Birleşmiş Milletler Örgütü’nün uluslararası diller olarak tanıdığı Arapça, Çince, Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve Rusça, diğer çalışma ve yazışmalarını İngilizce ve Fransızca ile yürütür.

  4. UNESCO’NUN KÜLTÜR ÜZERİNE ÖNEMLİ SÖZLEŞMELERİ/1 • SOMUT KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASINA YÖNELİK OLANLAR: 1)14 Kasım 1970 tarihinde Paris’te Kültürel Varlıkların Yasadışı İthalatının, İhracatının ve El Değiştirmesinin Yasaklanması ve Önlenmesi Sözleşmesi imzalanır. (120 Devletin taraf olduğu bu sözleşmeye Türkiye 21 Nisan 1981 tarihinde taraf olur.) 2) 16 Kasım 1972 tarihinde Paris’te, Kültürel ve Doğal Dünya Mirasının Korunması Sözleşmesi imzalanır. (187 devletin taraf olduğu bu sözleşmeye Türkiye 16 Mart 1983 tarihinde taraf olur.) 3) 2001 tarihinde Sualtı Kültürel Mirasının Korunması Sözleşmesi imzalanır. (37 devlet taraf olmuştur)

  5. UNESCO’NUN KÜLTÜR ÜZERİNE ÖNEMLİ SÖZLEŞMELERİ /2 • SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASINA YÖNELİK OLANLAR: 1) Cenevre’de imzalanan 6 Eylül1952 tarihli metnin revize edilmesiyle 24 Temmuz 1971 tarihinde Evrensel Fikir Hakları Sözleşmesi imzalanır. (1952 metnine 100, 1971 metnine 65 devlet taraftır.) 2) 32. Genel Konferans sırasında 17 Ekim 2003 tarihinde Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kabul edilir. (136 devletin taraf olduğu bu sözleşmeye Türkiye 27 Mart 2006 tarihinde taraf olur.) 2) 33. Genel Konferans’ta 2 Kasım 2005 tarihinde Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması ve Geliştirilmesi Sözleşmesi imzalanır. (117 Devlet ve 1 Bölgesel Örgüt (AB) taraftır.)

  6. UNESCO’NUN TARAF DEVLET SAYISI DİĞERLERİNDEN FAZLA OLAN İKİ SÖZLEŞMESİ • 16 Kasım 1972, Kültürel ve Doğal Dünya Mirasının Korunması Sözleşmesi, 187 Devlet • 17 Ekim 2003, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi, 136 Devlet Dipnot: UNESCO’nun iki büyük sözleşmesinde Edirne’nin iki kültürel mirası yer alıyor: Kırkpınar Yağlı Güreşleri (2010), Selimiye Camii ve Külliyesi (2011)

  7. “Nasıl bir kültürel miras”ın ilk örneği: Assuan Barajı • Nil nehri üzerine kurulacak olan Assuan barajının Abou Simbel tapınaklarını su altında bırakacak olması UNESCO’yu 1959 yılında harekete geçirdi. Sonuçta, tapınaklarda arkeolojik kazılar yapıldı ve değerli parçalar başka bir yere taşındı. • Dipnot: Hasankeyf ve Adakale

  8. Assuan’ın İzinde... • Bu başarı peşinden Venedik (İtalya), Mohenjo Daro Arkeolojik Harabeleri (Pakistan) ve Borobudur (Endonezya) koruma ve restorasyon süreçlerini başlattı.

  9. 1972 Sözleşmesinin Başlığı • Sözleşme (=Convention) • Koruma (=Protection) • Dünya Mirası (=Patrimoine mondial) • Kültürel Miras (=Patrimoine culturel) • Doğal Miras (=Patrimoine naturel) • Convention concernant la protection du patrimoine mondial, culturel et naturel • Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi

  10. 1972 Sözleşmesinin “Kültürel Miras”ı • Tarih, sanat ve bilim bakımından evrensel değere sahip mimari eserler, buralarda yer alan resimler ve yazılar, arkeolojik karakterli yapılar, mağaralar, harabeler ve bunlarla bütünlük kazanan doğal çevre... (Sözleşme, 1. madde)

  11. Dünya Somut Kültürel Miras Listesi ve Türkiye • Dünya Somut Kültürel Miras Listesinde: 936 Somut Kültürel Miras: 725 Doğal Miras: 183 Somut Kültürel+Doğal Miras: 28 • 187 taraf devletten 153’ünün listede mirası var. • Türkiye: 10 (Divriği, İstanbul, Kapadokya (1985), Hattuşa (1986), Nemrut Dağı (1987), Pamukkale, Xanthos-Letoon (1988),Safranbolu (1994), Troya (1998) ve Selimiye Camii ve Külliyesi (2011)

  12. “Somut”un dışında kalanın bulunamayan adı… • UNESCO kuruluşundan itibaren “Folklor”, “Halk Kültürü”, “Sözlü Kültür”, “Geleneksel Kültür” olarak yer verdiği miras alanını 17 Ekim 2003 tarihinde kabul edilen Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi süreçlerinde önce “Sözlü ve Somut Olmayan” daha sonra ise “Somut Olmayan Kültürel Miras” (SOKÜM) olarak adlandıracaktır.

  13. SOKÜM’ün tanımı • Somut olmayan kültürel miras”, toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar,  bilgiler, beceriler ve bunlara  ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekanlar anlamına gelir. Kuşaktan kuşağa aktarılan bu somut olmayan kültürel miras, toplulukların ve grupların çevreleriyle, doğayla ve tarihleriyle etkileşimlerine bağlı olarak, sürekli biçimde yeniden yaratılır ve bu onlara  kimlik   ve devamlılık duygusu verir; böylece kültürel çeşitliliğe ve insan yaratıcılığına duyulan saygıya katkıda bulunur. (2. madde, 1. fıkra)

  14. SOKÜM Sözleşmesi’nin amaçları • a) somut olmayan  kültürel mirası korumak; • b) ilgili  toplulukların, grupların ve bireylerin  somut olmayan kültürel mirasına saygı göstermek; • c) somut olmayan kültürel mirasın önemi konusunda yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde  duyarlılığı arttırmak ve karşılıklı değerbilirliği  sağlamak; • d) uluslararası işbirliği ve yardımlaşmayı sağlamak. (1. madde)

  15. SOKÜM’ün korunması • “Koruma” terimi, somut olmayan kültürel mirasın yaşayabilirliğini güvence altına alma anlamına gelir; buna kimlik saptaması, belgeleme, araştırma, muhafaza, koruma, geliştirme, güçlendirme ve özellikle okul içi  ya da okul dışı eğitim aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarma  olduğu  kadar, bu kültürel mirasın  değişik yanlarının canlandırılması dahildir. (2. madde 3. fıkra)

  16. SOKÜM’ün kapsamı • a) Somut olmayan kültürel mirasın aktarılmasında taşıyıcı işlevi gören dille birlikte sözlü gelenekler ve anlatımlar;  • b) Gösteri sanatları; • c) Toplumsal uygulamalar, ritüeller ve şölenler;  • d) Doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar;  • e) El sanatları geleneği. (2. madde 2. fıkra)

  17. Eğitim • Toplumun genelini ve özellikle gençleri  hedefleyen eğitici, duyarlılığı arttırıcı  ve bilgilendirici programlar  düzenlemek; • Somut olmayan kültürel mirasın korunması için özellikle yönetim ve bilimsel araştırma gibi alanlarda kapasite güçlendirici etkinlikler düzenlemek; • Bilginin kuşaktan kuşağa geçişini okul dışı olanaklarla sağlamak; • Kamuoyunu bu mirasa yönelen tehditler ve işbu Sözleşme gereğince yapılan etkinlikler konusunda  bilgilendirmek; (14. madde)

  18. SOKÜM sözleşmesine hangi ülkeler ilgi gösteriyor? a) Sözlü kültürleri güçlü olan, bunun yanında 1972 Sözleşmesinde tanımlanan şekliyle tarihsel yapılar ve sit alanları bakımından zengin olmayan üçüncü dünya ülkeleri, b) Kültürel birikimlerini örgün eğitimden daha çok yaygın ve sargın eğitimle aktaran, sözel belleği ve sözlü kültüre dayalı kültürel birikimi güçlü ülkeleri,

  19. Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri • İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi: 2008’de 90, 2009’da, 76 ve 2010 yılında 47, toplam: 213 somut olmayan kültürel miras • Acil Koruma Gerektiren Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi: 2009’da 12, 2010’da 4, toplam: 16 somut olmayan kültürel miras • Çin, Japonya ve Güney Kore, İran, Fransa, İspanya, Türkiye, Hindistan ve Hırvatistan, listelerde en fazla mirasa sahip ülkeler. • Çin’den Çek Cumhuriyeti’ne kadar bir çok ülkenin dosyasında Türklerden ve Türk Kültüründen söz ediliyor.

  20. Listelerde Türkiye’nin kaç mirası var? • Meddahlık Geleneği (2008) • Sema Törenleri (2008) • Aşıklık Geleneği (2009) • Karagöz (2009) • Nevruz (2009), Azerbaycan, Hindistan, İran, Kırgızistan, Pakistan ve Özbekistan ile ortak dosya • Alevi-Bektaşi Ritüeli: Semah (2010) • Geleneksel Sohbet Toplantıları (2010) • Kırkpınar Yağlı Güreşleri (2010)

  21. Türkiye için bu sözleşmenin önemi nedir? • 1927 Nüfus Sayımı: 13 Milyon, Yüzde 75 Köylü • 2000 Nüfus Sayımı: 68 Milyon, Yüzde 65 Kentli • Modernleşme ve Mühendislik • Okullaşmada Sıfır Yaşa Doğru • Çalışan Kadın ve Kültür • Popüler Alanda Geleneksel Kültürün Kullanılamama Durumu

  22. Kültür sanata dönüşmediyse… • Türkiye’de öteden beri kültürün sanata dönüşmeyen alanlarının eğitimi, “anne”lerin sorumluluğuna bırakılmıştır. Annelerin kentlileşmesi ve kariyer yapmasıyla kültürün aktarım sorunları ortaya çıkmıştır. • Bununla birlikte eğitim sistemi gelenek aktarımının sosyal çevrede kendiliğinden sürebileceğini değerlendirmiş veya modernleşme çağında gereksizliğine hükmetmiştir.

  23. Ana dilinden kreş diline… • Annelerin “ana dili”nden başlayan ve hayatın bir çok alanını dolduran kültürel mirası aktarma yetisi, çağdaş kentin dönüştürücü baskısı altında günden güne tükenmektedir. Çağdaş kent yaşamında ancak iki ay doğum izni bulunan, çocuğunu sabah 08.00’de kreşe bırakan, akşam 18.00’de alan bir annenin “ana dili” öğretimindeki etkisi artık tartışılır hale gelmiştir. Sadece hafta sonları ve geceleri uyku saatlerinde anneleriyle beraber olan çocuklar dil öğrenme sürelerinin büyük çoğunluğunu kreşlerde geçirmektedirler. Bu nedenle çağdaş kent ortamında artık çocuklar için “ana dili”nden daha etkin olan bir “kreş dili” ortaya çıkmıştır. Dipnot: Çalışan kadıların %85’i kendilerine, %65’i çocuklarına yeterince vakit ayıramıyor. (8 Mayıs 2011)

  24. Ödünçlemenin kaçınılmazlığı… • Geleneksel kültürün, kentin yazılı kültür üretim ve tüketim alanlarında sanatsal gösterime dönüşmeyen bölümleri örgün eğitimin bir parçası olamadığı için unutulmaya terk edilmektedir. Örgün eğitim alanlarında yer alamadığı için kuşaktan kuşağa geçiş imkanı bulamayan bu ürünler, kültür aktarımının sinema, tiyatro, gazete, radyo, televizyon, süpermarket gibi yaygın ve sargın öğrenme alanlarını oluşturan çağdaş kitle iletişim araçlarının tüketimine girememektedir. Böylece halkın deneyimleriyle oluşan kültürel miras, çağdaş kente sokulmaması gereken “taşra kültürü” olarak algılanmakta, çağdaş kentin kültür gereksinimleri ise, çağdaş kenti daha önce inşa etmiş ülkelerden ödünçlenmektedir.

  25. Eğitim kurumlarının sustuğu yerler • Çağdaş kentin ne kreşi ne de zorunlu örgün eğitim kurumları, insan hayatının çeşitli geçiş dönemleriyle ilgili kültürel mirası aktarmaktadır. Örneğin, doğdu görmeye, düğüne veya cenazeye gittiğiniz zaman ne yapmamız gerektiği, bu konudaki kültürel mirasın ne olduğu konusunda eğitim kurumlarımız susmaktadır. Bu nedenle hiçbir alanda ortak tutum veya kültür sergilemek mümkün olamamaktadır.

  26. Çağdaş kent gençleri, bir tanıdıklarının bebeği olduğu zaman, “Gözünüz aydın”, “Allah analı babalı büyütsün” sözlerini kullanamıyorlar, çocuğa dönüp “Vav moruk iyi ki doğdun” diyebiliyorlar. Aynı çocuğun adını öğrendiklerinde “Adı kendine kutlu olsun” hiç akıllarına gelmeyeceğinden “Hıı, güzel isimmiş”le yetiniyorlar. Ölüm karşısında söylenen “Başınız sağ olsun”, “Mekanı cennet olsun”, “Allah rahmet eylesin” sözleri yerine, çoğu TV film ve dizilerinden öğrenilen “Toprağı bol olsun” sözünü kullanabiliyorlar.

  27. Dünün öğrencisi bugünün senaristi… • Çağdaş kentin başta televizyon olmak üzere kitle iletişim araçları, öteki kültürlerin kendi bağlamlarında çağdaş kent yaşamına kattıkları unsurları, “evrensel” veya “popüler” adı altında sunmaktadır. Örgün eğitim alanında kendine yer bulamayan kültürel miras, sargın alanda da ötelenmektedir. Örneğin, gençlerin “Saya Gezme”, “Koç Katımı” “Mayıs Yedisi”, “Çiğdem Günü” gibi yerli kültürel mirasların adını hiç duymamışken, “Noel”, “Cadılar Bayramı”, “Paskalya” veya “Şükran Günü” gibi kutlamalar hakkında en azından bilgi sahibi oldukları görülüyor. Bunların hiçbiri, Türk çağdaş kent eğitim kurumlarının ders kitaplarında yer almamaktadır. O zaman kentli gençler, kendi kültürel miraslarını tanımazken, öteki kültürlerden gelenleri hangi kültürlenme araçlarıyla tanıyorlar?

  28. Okuldan kovulan hayattan kovuluyor… • Çağdaş kentin küresel popüler kültüre göre biçimlendirilmesine en çarpıcı örneklerden birini de oyun ve spor alanları oluşturmaktadır. Türkiye’nin en fakir veya en küçük kentinin dahi Belediye başkanının gururla anlatacağı yapılaşmalardan birisi, ne kadar çok futbol,voleybol, basketbol, beyzbol veya golf sahası açtığı olmaktadır. Hiçbir seçmen, hiçbir veli veya hiçbir çocuk, benim kültürel mirasım olan çelik-çomak oyunu için de bir saha istiyorum demez. Belediye başkanları da böyle bir ihtiyacı düşünmez.

  29. İhtiyacın cevabı… • Zenginden alıp fakire vermenin Türk kültüründeki kodu Köroğlu unutulurken, kentsel alanın Robin Hood’u tanıması, kavuşamayan tutkulu aşıkları anlatmak üzere Kerem ile Aslı veya Ferhat ile Şirin yerine Romeo ve Juliet’in örnek verilmesi, halkın sözel belleğinin üretip günümüze getirdiği Nardaniye Hanım Masalı tamamen unutulurken onun Grimm versiyonu olan Pamuk Prenses’in bu denli yaygınlık kazanması…

  30. Noel Baba, Hıristiyanlık kültürü içinde doğmuş ve bu kültürden popülerleştirilmiş ve nihayet küreselleştirilmiştir. Onun Türk kültüründeki birebir karşılığı Boz Atlı Hızır’dır. Kreşten, kitle iletişim araçlarına hiçbir örgün ve yaygın eğitim kurumu Hızır’ı tanımaz. Noel Baba’yı kendi kültürel tutumu için uygun bulmayanların Nasrettin Hoca’ya yönelmeleri tam bir komikliktir. Çünkü, Noel Baba tıpkı Hızır Baba gibi mitik, Nasrettin Hoca ise dünyevi bir şahsiyettir ve“parayı veren düdüğü çalar” veya “ye kürküm ye” derken karşımıza çıkar.

  31. Sözel Belleğin Kuşaktan Kuşağa Aktarılamama Sorunu ve Boşluğu Küresel/Popüler Kültürün veya Kitle Kültürünün Doldurması • Popüler Alanda Kültürel göndermeler • Yanlış kullanılan atasözü ve deyimler • Görselin yeni gelenekleri

  32. ZEUS • Yunan Mafya lideri Adanalı’ya: “Ben Zeus’um, Yunan tanrılarının en büyüğü… Sen benimle başa çıkamazsın” Adanalı’nın cevabı: Ben de Türk polisiyim…” (ATV, Adanalı, 13.02.2009)

  33. ÜLGEN VEYA KAYRA HAN • Türk televizyonlarında çok mafya dizisi çekildi ama Ülgen veya Kayra Han adı hiç geçmedi…

  34. EROS • 14 Şubat Sevgililer Günü için Komedi Dükkanı oyuncusu Eros kıyafeti ile aşk okları atıyor. (Türkiye İş Bankası Maximum Reklamı) Aynı imgeyi 2011 yılında bir çiklet firması kullanıyor.

  35. ÜLGENİN KIZLARI: BADE VE DOLU • Türk mitolojisinde aşk ve aşıklık ya Ülgen’in kızları ile gelir, insanı şaman veya ozan yapar ya Peri kızlarıyla gelir, Kafdağı’nın yollarına düşürür. İslami dönemde ise, pir elinden içilen bir bade veya dolu ile gelir aşk. Aşk Türk kültüründe öylesine rafineleşmiştir ki, artık bu bir sunma ve verme estetiğidir, Eros’taki gibi öldürmeyi veya avlamayı simgeleyen araçlarla aşk başlamaz.

  36. CADI • Töre Cinayetleri ve diğer kadın sorunları ile ilgili derneğin adı: Uçan Süpürge • Kadın Filmleri Festivali’nin adı: Uçan Süpürge • Dizinin Adı: Tatlı Cadı, Acemi Cadı, Sihirli Annem, Selena, Kayıp Prenses… • “Tam bir cadı, bir süpürgesi eksik” (Show TV, Yemekteyiz, 23.02.2009) • Esin Erkan’a söylüyor: “Cadılar süpürgelerine binmiş Balıkesir’e doğru gidiyorlar. (Show TV, Melekler Korusun, 02.05.2009) • “Su’nun babaannesi Hansel ve Gretel’deki cadı gibi” (Kanal D, Küçük Sırlar, 25/9/2010)

  37. PERİ KIZI • Türk Masallarında güvercin “donunda” gezerler, silkinir kuş olurlar, silkinir güzel bir kız. • Şehzadelere küsüp giderlerse yaşadıkları Kaf Dağı’na gidip getirmek gerek. • Sarıca Çoban’ın su başındaki macerası… • Peri Kızı sevmek: Mahkemeye düşen ihanet… • Öfkeden küplere binmek…

  38. ŞÖVALYE • Tadelle Reklamı: Sinan üslubu köprünün ortasındaki yağız atlı kara şövalye, fındık üreticileri ile çikolatacıların buluşmasını engelliyor. Bu yüzden reklamı yapılan ürün üretilemiyor. Halk da yeni bir köprü yapıyor.

  39. DELİ DUMRUL • “Kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmıştı, geçenden 30 akçe geçmeyenden döve döve 40 akçe alırdı.” (Dede Korkut Kitabı)

  40. SAĞDIÇ • Gençlerden biri evlenmekte, arkadaşı da ben senin sağdıçın olayım diyor. Cevap: Bu sağdıçlık mağdışlık Amerikan vari işler bana gelmez. (STAR TV, Ümit Milli, 17/08/2006)

  41. SAĞDIÇ-YENGE • Anadolu Türk düğün geleneklerine göre damadın sağdıcı, gelinin de yengesi (Batı filmlerinden Türkçeye “nedime” olarak çevrilir.) en önemli düğün kurumlarından biridir. Dede Korkut’ta Bamsı Beyrek’in düğününde Yalancıoğlu Yaltacık sağdıçlık (nayüblük) yapar.

  42. ROBİN HOOD • Genç, “Baron” oluyor. Çevresindekiler: Saygınlığını ve otoriteni artırmak için “Robin Hood” gibi zenginden alıp fakire vereceksin diyorlar. (SHOW TV, Kurtlar Vadisi) • Selçuk Parsadan’ın oğlu babası için: “O Türkiye’nin Robin Hood’u idi” (Kanal D, Ana Haber, 26/07/2006) • Erhan Göksel, “Hizbullah ve Hamas Robin Hood gibi dağıtarak iktidar oldu” dedi. (Flash TV, Gerçek Gelecek, 14/04/2008 • Haber: “ABD’de Bill adlı kişi kriz zamanında para dağıtıyor.” Alt yazı: Robin Hood gibi zenginden alıp fakire veriyor. (ATV Haber, 07.02.2009) • İdil ile Maraz Ali konuşuyor. İdil: “Ben seni Robin Hood gibi yaşıyor sanıyordum, sen kendine servet yapmışsın.” (ATV, Adanalı, 15/5/2009)

  43. KÖROĞLU • Türkistan’da “Guroğlu”, Azerbaycan ve Türkiye’de “Köroğlu” olarak tanınan destan kahramanı, fakirden alıp zengine mi veriyordu acaba? Canım Kırat gözüm Kırat Kaçıp çekilip gidelim Her yanında çifte kanat Uçup çekilip gidelim

  44. PAMUK PRENSES İLE YEDİ CÜCELER • Hades, Pamuk Prenses ve 7 Cüceleri kendi kötülük amaçlarına göre kurguladı. (Selena, 06/10/2007) • Tamer Karadağlı aşkın delice bir şey olduğunu söylüyor: “Eğer aşk delice bir şey olmasa Pamuk Prenses gibi ormanda yedi cüceyle yaşayan biri ile prens evlenir miydi?” (CNN TÜRK, Kürşat Başar’la, 31.01.2009) • Timuçin Cansu’ya sesleniyor: “Uyan bakalım Pamuk Prenses.” (Kanal D, Küçük Kadınlar, 10.03.2009)

  45. NARDANİYE HANIM İLE KIRK HARAMİLER • Nardaniye Hanım’ın şehzade ile evliliğinin serüveni… Ay dolunay olunca “Ayım ayım söyle bana ben mi güzel sen mi güzel” diye soran üvey anneye dolunayın “Ne sen güzel ne ben güzel ille de Nardaniye Hanım güzel” şeklindeki cevabı…

  46. KÜL KEDİSİ • Kadın rüyasında kızını, iki üvey kız kardeşinin ve üvey annesinin yanında “kül kedisi” olarak görür. (ATV, Avrupa Yakası, 04/10/2006) • Ela ile Levent konuşuyorlar. Ela: “Böyle şeyler peri masallarında olur, Külkedisi ayakkabıyı giyer, kız kurbağa olur, prens öper ve kız eski haline gelir.” (Show, Doktorlar, 16.02.2009) • Prof. Dr. Haluk Şahin: “İki evlilikten sonra üçüncüyü yaptığımda Sinderella gibi yıkımlardan çıkmış gibiydim.” (CNN TÜRK, Kürşat Başar’la, 31.01.2009)

  47. AHU MELEK MASALI • Kül Kedisi veya Sinderella olarak bilinen masalın Türkçe versiyonu yüzyıllardır Anadolu halkı arasında Ahu Melek Masalı olarak anlatılıyordu.

  48. PİNOKYO • Bir siyasi parti temsilcisi, eleştirdiği bir muhalifine -yanında getirdiği Pinokyo maskotunu göstererek- “o, buna benziyor” dedi.(Star TV , Ana Haber, 20.03.2009)

  49. DEDE KORKUT’U KİM HATIRLAYACAK? • Bamsı Beyrek ile Banı Çiçek’in 16 yıl süren ayrılıklarının sebebi Yalancı Oğlu Yaltacık…

More Related