1 / 21

Avcılık Ç evre ve Toplum

Avcılık Ç evre ve Toplum. B esim Can Karakayalı 010060212 Selin N ihal Başbuğ 090070283 Nur E r 010080246.

nevina
Download Presentation

Avcılık Ç evre ve Toplum

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. Avcılık Çevre ve Toplum Besim Can Karakayalı 010060212Selin Nihal Başbuğ 090070283Nur Er 010080246

  2. Avcılık; Yaban hayvanlarını canlı olarak, yaralayarak ya da öldürerek yakalama işidir. İnsanlar hayvanlar kadar güçlü ve çevik değildi, ama zekâları, silah yapma yetenekleri avcılıkta başarılı olmalarını sağladı. Wisconsin Üniversitesi’nde antropoloji bölümü tarafından Tanzanya’da yapılan keşifle, ilk olarak 400 bin yıl önce avlanmaya başladığına inanılan ilkel insanların, aslında 2 milyon yıl önce avlanmaya başlamış olduğuna dair kanıtlar sundu.

  3. Avcılık ilk insanların, kendisini savunmak ve türünü koruma amacıyla yaşamını sürdürme biçimiydi. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorundaydılar. Spor amacıyla avlanma ilkçağda ortaya çıktı.  Asurluların ve Perslerin av sporuyla uğraştıkları bilinmektedir. Böylece, zorunluluktan doğan avcılık, uygarlığın ilerlemesiyle bir spor ve eğlence aracına dönüştü.

  4. Av hayvanları şöyle sınıflandırılır: Büyük av hayvanları (yaban domuzu, geyik, karaca, vb), kıyı av hayvanları (büyük kervan çulluğu, çulluk, çulluk palazı vb), kürklü av hayvanları (tilki, susamuru, kokarca vb), gündüz yırtıcıları (doğan, akbaba, aladoğan vb), gece yırtıcıları (baykuş, puhu vb), kargagiller (karga, saksağan, kuzgun vb), büyük ve yırtıcı hayvanlar (aslan, kaplan, panter, fil, gergedan, timsah, yabaneşeği vb).

  5. Eti yenen av hayvanları, genellikle etleri için avlanır. Eti yenmeyen av hayvanları ise ekonomik değer taşıyan post, kürk, kıl, diş gibi bazı organlarından yararlanmak için avlanır. Bu nedenle de, özellikle son yüzyıllarda bazı yaban hayvanlarının soyu, tükenmiş ya da tükenmek üzeredir; birçok ülkede bu hayvan türleri için özel koruma alanları kurulduğu gibi avlanmaları yasalarla sınırlandırılmış ya da tümüyle yasaklanmıştır.

  6. Spor amaçlı, zevk ve eğlenmek için avlanmak, merhamet duygularını körelttiğinden ve avcılığın amacı dışına yöneldiği için doğru değildir. Av hayvanlarının üreme ve gelişme dönemlerinde avlanması ya da neslini kurutacak sayıda avlanması doğru olmaz. Av yasağı döneminde ve avlanması yasaklanmış hayvanları avlamanın ciddi cezaları vardır. Cezalar, yasak avlanmayla yaban hayatında ve ekosistemde meydana gelen tahribat ve eksilme nedeniyle, av hayvanı türlerine göre Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nca tespit edilmektedir.

  7. Karada avlanma İnsanlar milyonlarca yıl önceden hayvanları avlamaya başlamışlardır. Bunu yaparken etobur hayvanlardaki gibi kesici ve delici uzuvları olmadıkları için av aletlerine ihtiyaç duymuşlardır. İlk aletler genelde taşların yontulmasıyla ve tahta yardımıyla üretilirken, günümüzde kullanılan av aletleri , özellikle karada kullanılanlar, çok gelişmiştir. Bu sayede kilometrelerce öteden bir hayvanı milimetrelik hassaslıkta vurmayı sağlarlar. Amaç öldürmek hemen öldürmek olmadığı zaman kullanılan tuzaklar ise, avcı avın yanına gelince kadar hayvana işkence çektirdiği için çoğu ülke tarafından yasaklanmıştır(bazı hayvanların kürklerine zarar vermeden yakalanması için kullanılan çelik tuzaklar buna iyi bir örnektir).

  8. Suda avlanma Su ürünleri avcılığının başlaması, çok eskilere dayanmaktadır. İnsanoğlu karnını doyurmak için, karadaki besinleri kullandığı gibi, suda bulunan canlılardan da yararlanmıştır. İlk avcılık, araçsız yapılan avcılıktır. Burada suda bulunan balıkların, elle yakalanması olayıdır. Daha sonra aletlerle avcılık başlamıştır. Bunlar zıpkın, ok, mızrak, kıskaç gibi aletlerdir. Ayrıca balıkları sersemletici metotlar da (Vurma aletleri, sopalar, zehirler vs) kullanılmıştır. Zamanla avlanma teknikleri, daha da geliştirilerek; bugünde kullanılan oltalar ve ağlar yapılmıştır.

  9. Günümüzde en çok kullanılan suda avlanma şekilleri trol yöntemiyle balık avlama Trol; Bir tür sürütme ağıdır. Dip ve orta su balıkçılığında kullanılır. Trol kökeni çok eskilere dayanan bir ağdır. Eskiden sandallarla çekilerek yapılan trol avcılığı, şimdi girgin motorlarından yapılmaktadır. 25 metre uzunluğunda, kol, ana ağzı ve tordan oluşan bir ağ takımıdır. Trolle balık avlama neden çok zararlıdır ?  Trol ağları ile avcılıkta hedef türün avcılığı sırasında ağa giren pek çok yan ürün istenilen vasıfta olmadığı için israf olmaktadır. 

  10. Gırgırla balık avlama 'Gırgır ağları, Çevirme ağları grubunun ve tüm ağlar içinde pelajik balıkların avlanmasında kullanılan en etkin av araçlarıdır. Gırgır ağlarıyla sürü oluşturan pelajik balıklar avlanmaktadır. Çalışma ilkesi balık sürüsünün çevrilip hapsedilmesine dayanmaktadır. Bu çevirme hem yatay hem de dikey yönde olduğundan verimli bir av yöntemidir.

  11. "Deniz Balıkları Üretiminin % 90’dan fazlası pelajik (yüzeysel) balıkları avlayan gırgır balıkçılığına dayanmaktadır. Sahil balıkçılığı içerisinde yer alan balık üretiminin % 90’dan fazlası trol avcılığı ile elde edilmektedir. Bu iki yöntemin haricinde amatör olta balıkçılığı da Dünya’nın ve Türkiye’nin her bölgesinde yaygın olarak kullanılan bireysel bir balık avlama yöntemidir.Çok yaygın olmasa da dinamit ve elektirikle avlanma da ülkemizde kullanılan diğer yöntemlerdendir. .

  12. Avcılık için eğitilen hayvanlar Kullanılan av aletlerinin yanında, çoğu zaman eğitilmiş havyanlar da avcılıkta insanın yardımcısı olarak kullanılır. İnsanlar avlanmada çok önemli olan bazı eksiklerini (hız ,koklama, görme yetenegi gibi), hayvanları eğiterek kapatmışlardır. Avcı hayvanların başında köpek gelir. Av köpekleri hem bireysel, hem de sürek avlarında kullanılır. Ayrıca, başta kartal olmak üzere çeşitli avcı kuşlardan da yararlanılır.

  13. Orta asya kırsalında tavşan yakalamada kullanılan asya kartalı

  14. En çok avlanan hayvanlar Avlanma izni olan hayvanlar içerisinde adet ve popülasyon çokluğuna bakıldığında avcıları en tatmin edici hayvan bıldırcınlardır. Bıldırcınlar ülkemizde kuluçka yapmaktadır ve göç zamanı geldiğinde kuzeyimizde ki ülkelerden güneyimizde ki ülkelere göç ederken ülkemizden geçmektedirler. Bu bakımdan en yoğun avlanan grup bıldırcınlardır. Bıldırcından sonra yine göç hayvanlarından ördek ve çulluk ikinci ve üçüncü sıralardadır. Avcılara göre, avcıyı en çok zihinsel olarak avına davet eden ve kendi peşinde sürükleten, kovalatan hayvanlar bıldırcın, ördek ve çulluktur. Bundan sonra yerel hayvanlarımız gelir. Keklikler ve tavşanlar ülkemizde Ankara’nın doğusunda kalan illerde avcılar en çok avlanan hayvanlardır. Özellikle keklikler avcıların öldürmekten en çok zevk aldığı av hayvanlarıdır.

  15. SOYLARI TÜKENEN VE TÜKENMEKTE OLAN HAYVANLAR • Değişik şartlara bağlı olarak soyları bir bir tükenen hayvanlar coğrafyamızdaki doğal dengeyi olumsuz yönde etkiliyor. Ava çıkan bir avcı izin verilen hayvan türünden en fazla bir tanesini avlayabiliyor. Çünkü belirli zamanlarda avlanmasına izin verilen hayvan türlerinde ciddi anlamda bir yokoluş yaşanıyor. Sadece bu değil, "her zaman avlanabilir" hükmüne tabi tutulan hayvanların soyları tükenmiş bile. Avlanması her zaman serbest olan Anadolu parsının soyu tükenmiş durumda. 10 yıl içinde Türkiye'de sadece bir Anadolu parsı Mersin'in Mut ilçesi civarında görülmüş. Soyları tükenmişler parsla sınırlı değil; vaşak, kaplan, bazı kurt ve çakal türleri de artık Türkiye'de yok.

  16. BOZULAN DOĞAL DENGE • Coğrafyamızda doğal dengede önemli rol oynayan hayvanların sayısı giderek azalırken veya bazı hayvan türlerinin yok olduğu tespit edilirken, hâlâ bu hayvanların avına izin veriliyor olması kafaları karıştırıyor. Her daim avlanabilir denilen kurdun şu anda Türkiye'de birkaç bölgenin dışında bulunmadığı belirtiliyor. Yine Anadolu parsının 10 yıl aradan sonra ilk kez Mut civarında görülmesi bu hayvan türü hakkında ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor. Vaşak da aynı şekilde her zaman avlanabilir hayvan türleri arasında, oysa uzmanların yapmış olduğu tespite göre Türkiye'de vaşakların parmakla gösterilecek kadar az olduğu ortaya çıkıyor. Kaplumbağaların bile istenilen zamanda avlanabileceği bir ortamda soyları tükenmekte olan kargaların ve yılanların dramını ve yokoluşlarını söylemek sanırım çok yersiz ve manasız kalır. Her zaman avlanabilirler listesinde yer alan kaplanı veya sırtlanı Türkiye'de görebilmek ise neredeyse imkansızdır.

  17. GÖSTERMELİK KURAL VE KANUNLAR Bazı hayvan türlerinin yok olması veya bazı türlerinin parmakla gösterilecek kadar azalması bir yana, bunları korumak için çıkarılan göstermelik kurallar, kanunlar ve yönetmeliklerde de ciddi bir çelişki yaşanıyor. Yani hayvanlar hem doğal hayatta yok oluyor hem de kanunların içerisinde. Avcılık Kanunu'nda "her zaman avlanabilir" denilen hayvanlar daha sonraki ek listede "koruma atına alınmıştır" ibaresine tabi tutulmuş. Kablumbağalar her zaman avlanabilir hükmüne uygun bir durum arz ederken, ek listede kaplumbağaların koruma altına alındığı belirtiliyor. Sadece kaplumbağa değil, kurt, çakal, vaşak, pars için de aynı durum geçerli.

  18. DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN AVCILARA MEKTUBU • İnsan tarafından etkilenmeyen bir doğayı düşünmek hayalcilik olur gerçeğinden hareketle, tabiatta kurulmuş olan ekolojik denge ve döngüleri gözeterek av kaynaklarımızı korumak, geliştirmek ve bu kaynaklardan sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde faydalanmak sadece Genel Müdürlüğümüzün değil yaban hayatına gönül vermiş tüm avcı camiasının ve vatandaşlarımızın da sorumluluğundadır. Av hayvanları içerisinde avcılar tarafından en fazla tercih edilen ve bu nedenle de en fazla avı yapılan kekliğin popülasyon yoğunluklarında meydana gelen azalma, ülkemizde ilk defa avcıların da avlananın tarafına geçerek keklik avından feragat etmeyi tartışmaları avcı camiamızın av kaynaklarımızın yaşatılması hususunda ciddi bir sorumluluk üslendiğini göstermiş ve Genel Müdürlüğümüzü ziyadesiyle memnun etmiştir. Yaban yaşam alanlarının yönetimi ve işletilmesinin avcılara emanet edildiği gelişmiş batı ülkelerinde görüldüğü gibi, avcılarımız takdire şayan bir zihniyet tekamülü gerçekleştirmiş, "Avcılık Etiği" ve "Sürdürülebilir Av ve Yaban Hayatı" ilkeleri doğrusunda hızla harekete geçerek keklik popülasyonlarını koruma ve geliştirmeyi görev edinmişlerdir. Nitekim avlanma izin ücreti alarak avlanma hakkını elde etmiş birçok avcımızın tamamen kendi kararları ile etik ve vicdani sebeplerle keklik avını bıraktıkları Genel Müdürlüğümüze ulaşan duyumlar arasındadır.

More Related